Farklı etnik yapıların ve kültürlerin bir arada yaşandığı toplumlarda
gizliden gizliye cereyan eden ama toplum önünde pek dile getirilmek istenmeyen bazı
gerçekler vardır.
Karşılıklı kız alıp vermeler ya da farklı inançlarda olanları kendi aralarına kabul
etmeler kolay rastlanan şeyler değildir.
Etnik yapının ve kültürün yanına bir de din unsuru eklenince bu aşılması zor bir eşik
haline gelir.
Romanın başkahramanlarından Kaan da; çok kültürlü, farklı etnik ve dini yapıların
olduğu, renkli bir toplumda, azınlık üyesi olarak doğup büyümüştür.
Vodina serisinin ilki olan “Vodina – Kaan’ın Öyküsü” kitabında hikâye
Kaan’ın ağzından kaleme alınmış, Eleni’yle yaşadığı aşk da bir erkeğin bakış açısına
göre aktarılmıştı.
“Vodina – Eleni’nin Düşü” kitabında ise hikâyenin devamı Eleni’nin ağzından anlatılıyor
ve Kaan’la aralarında geçenler de bir kadın gözüyle irdeleniyor.
İlk kitaptaki gibi bunda da bu ikilinin kültür farklılıklarından dolayı yaşadıkları
sorunlar yer alırken, zamanın onları nasıl değiştirdiği konusuna da dikkat çekiliyor.
Eleni’nin Kaan’ın kitabını okuduktan sonraki değişimine de özel bir vurgu yapılıyor.
Bir yandan günümüz kültürünün iyi bir örneği olan Reks ve onun eski
dostuna karşı gösterdiği sadakat, diğer yandan da bir evin bekçi köpeği olan Kırbaş’ın
üst düzey korumacı yönü...
Yıllar içinde evcil hayvanlarımıza olan yaklaşımımızın
değişimi...
İnsanlık tarihi boyunca evcil hayvanlarımız bizler için hep önemliydiler; ancak
bugünküyle kıyaslanamayacak
kadar da bizlere uzaktılar. Onları sadece çıkarlarımız için kullanıyorduk ve
dostluklarına başvurduğumuzda bu yine kendi yalnızlığımızı giderme amacı taşıyordu.